| |
 |
.gif) |
Mehmet Barlas |
18 Şubat 2006 |
 |
TRT'de Ramazan Öztürk'ün dünyanın uzak köşelerinden aktardığı bilgilerle
dolu haber-belgeseli "Kırılma Noktası"nı düşünüyorum. Keşke TRT'de böyle
programlar çoğalsa. Neticede elektrik faturaları ile biz ödüyoruz TRT'nin
giderlerini. Onlar da karşılığında "Kırılma Noktası" benzeri programları
çoğaltsalar.
http://arsiv.sabah.com.tr/2006/02/18/yaz09-10-115.html
Halepçe'nin acı yüzü
HALEPÇE'ye Saddam tarafından atılan kimyasal gaz sonucu binlerce kadın,
çocuk, yaşlı-genç yaşamını yitirdi.
Toplam 6 bin insan öldü orada. Çığlığı donmuş bir bebek, son nefesinde
bile çocuğunu düşünen yaşlı bir adam ve ölümün sessizliği fotoğraf
karelerinde şamar olup yüzümüze çarptı.
Halepçe katliamı ile özdeşleşen "Sessiz Tanık" adlı fotoğrafıyla katliamın
acımasız yüzünü dünya kamuoyuna duyuran Gazeteci-Fotoğrafçı Ramazan Öztürk,
çektiği fotoğrafların tarihin sessiz tanığı olduğunu belirterek, "Yıllarca
çekilen bir fotoğrafın bugün bize Halepçe katliamını düşündürmesi de bunun
göstergesidir" diyor. Bu sözlere katılmamak mümkün değil.
Bu bir insanlık suçu... Elbette ki Saddam'a bunun hesabı sorulmalı.
 |
 |
Yıldırım TÜRKER |
17 Mart 2003 |
 |
Yine bir 16 Mart'tı. 1988. On beş yıldır 16 Mart'ın adı Halepçe. O gün 5
binin üzerinde Kürt, bomba-i kimya ile katledildi. 7 bin kişi de
yaralandı.
Ramazan Öztürk'ün kamerasıyla hayatımıza bir küfür gibi nakşettiği o
fotoğrafları hatırlarsınız. Belleğinizi biraz zorlasanız. En çok da
babasının kucağında, başını geriye atmış, ağzı açık bebeği. Henüz bir
aylık. 7 kız çocuktan sonra bir erkek çocuk sahibi olan Ali Haver adlı
babası, daha adını koyamadığı oğlunu korumaya çalışırken kapaklanmış.
Bütün dünyanın biricik oğlunu 'Sessiz Tanık' adıyla anacağını bilemezdi
elbet.
Birbirine sarılmış analarla bebeler öylece donup kalmışlar. Bombalar
atıldığında kim neredeyse, oracığa yığılmış. Bulutlar, canlı ne varsa
kavurmuş. Kıra yayılmış at ölüleri de gerçeküstü bir kâbus resmi. Oysa
taşlar, evler, kapılar olduğu gibi duruyor. Bulutlar, hayatı olanın
boğazına yapışmış. Kan yok. Yıkıntı yok. Yalnız kimi kurbanların yüzü
yanık. Kimininse morarmış.
Kürtlerin acıyla sırlanmış tarihinde çok katliam var. Halepçe'den önce,
Saddam'ın Baas rejimi, 11 yıl boyunca gizli kalacak olan Serdeşt
katliamında da 700'e yakın insanı katletmiş, 6 bin kişiyi de zehirli
kimyasıyla damgalayıp ömür boyu ölüme mahkûm etmişti.
Süleymaniye'nin doğusunda, Şehrezur bölgesinde bulunan Halepçe'nin
katliamdan önceki nüfusu 50 bindi. Saddam Hüseyin'in katliamdan önce
birkaç kez bu kente geldiği, aleyhinde gösterilerle karşılaştığı
biliniyor.
Irak-İran Savaşı'nın sona ermesine birkaç ay kala İran ordusu, Kürt siyasi
güçleriyle birlikte bu kenti işgal etti. 16 Mart'ta başlayıp üç gün süren
bombalamadan yaklaşık 5 ay sonra Saddam'ın Savunma Bakanı Hayrullah Tılfah,
"Bu silahları kullanmak hakkımız. Kimyasal silahlar kullanılmak için
üretiliyor. Halkımıza nasıl davranacağımızı seçmek bizim hakkımızdır"
diyordu. Kürtlere yine katliam düşmüştü. Katliam tanıkları, yağmur
yağmasaydı nüfusun tamamının ölümden kaçamayacağını belirtiyor. Biz,
Ramazan Öztürk'ün tanıklığından okuyalım: "Bütün sokaklar cesetlerle
doluydu. Etrafta dayanılmaz bir koku hâkimdi. Körpecik bebelerden
bazılarının derileri kavrulmuş, bazılarının vücudu mosmor kesilmişti.
Cesetlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlı insanlara aitti. Bazı bebekler
annelerinin kucağından fırlamış yerde sere serpe yatıyorlardı. Kimi evinin
avlusunda kurulmuş sofra başında; kimi kapının eşiğinde; kimi bebeğini
emzirirken; kimi oyun oynarken yakalanmıştı zehirli ölümün pençesine...
Şehrin dışındaki boş tarlalarda ise, toplu halde ölmüş yüzlerce insan
vardı. Uzaktan bakıldığında, sanki tarlalarda ot yerine insan bedenleri
biçilmişti. Bu açık hava mezarlığında, yine kadın ve çocuklar
çoğunluktaydı. Hepsi birbirlerine sokulmuş, korkunç ölüme teslim
olmuşlardı. Bazıları ise, su birikintilerinin başında ölüvermişlerdi.
Bunlar da, kimyasal gazların yaktığı vücutlarını suyla ıslatarak
kurtulmaya çalışanlardı. Toplu cesetlerin arka planında, otlarken yine
zehirli gazın etkisiyle telef olmuş ve vücutları şişmiş hayvanların
görüntüsü göze çarpıyordu. Kısacası, bomba isabeti almış birkaç binanın
dışında her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü."
Irak'ın kimyasal silahlarla tanıştığı tarih üstüne rivayet muhtelif. Ama
kesin olarak bilinen, Alman Karl Kolb endüstri şirketinin 1970'li yılların
sonunda, Irak'a basit birkaç değişiklikten sonra Sarin gazı üretebileceği
bir öncü tesis kurduğu. Irak, daha sonra böcek ilacı üretimi gerekçesinin
ardına sığınarak Avrupa ve Amerika'dan dev miktarda kimyasal madde
ithaline başladı. Bağdat'ın 100 kilometre kuzeyindeki Samarra bölgesinde
kurulan dev fabrika, Tabun ve Sarin türü sinir gazları ve hardal gazı
üretimi için kuruldu.
İnsanlık hala yaşıyor
Filistin'de İsrailli askerler tarafından 'zevk' için öldürülen 12
yaşındaki Ahmed Hatip'in ailesi, dünyaya insanlık dersi verdi. Acılı
ailenin bağışladığı Ahmed'in organlarıyla ölümle pençeleşen 6 Yahudi hasta
hayat buldu.
Türk gazeteci Ramazan Öztürk, bağış kararı ile dünyayı şaşırtan Ahmed'in
babası İsmail Hatib ve annesi Ablah Saleh'i, oğullarının organlarıyla
yaşama dönen İsrailli hastalar ve yakınları ile buluşturdu.
***
Asrın buluşması
İsrail askerlerinin vurduğu Filistinli Ahmet'in organlarıyla hayat bulan
Yahudi hastalarla, çocuğun ailesi bir araya geldi. Buluşmayı bir Türk
gazeteci sağladı!.
Unutulmaz fotoğraflarıyla tanınan gazeteci Ramazan Öztürk, İsrail-Filistin
savaşının ortasında barış rüzgarları estirdi. Ahmet Hatip (12), Ramazan
Bayramı'nın 1. günü İsrail askerlerin açtığı ateş sonucu yaralandı.
Ailesi, beyin ölümü gerçekleşen Ahmet'in organlarını İsrailli hastalara
verilmek üzere bağışladı. 6 İsrailli hasta, Filistinli Ahmet'in
organlarıyla hayat buldu.
PROGRAM BU GECE EKRANDA
İşte Ortadoğu'daki bu dramatik hikayenin kahramanları birbirlerini ilk kez
bir Türk gazetecinin çabaları sonucu gördü. TRT 1'de "Kırılma Noktası"
programını hazırlayan gazeteci Ramazan Öztürk, bu gece yayınlanacak
programda, Ahmet'in anne-babasını, oğullarının organlarıyla yaşama dönen
İsrailli hastalar ve yakınları ile buluşturdu. Bulaşmada unutulmaz
sahneler yaşanırken, gözyaşları barış duasına döndü. Ahmet'in kalbi aynı
yaşta bir İsrailli kıza, karaciğerleri 6 aylık bir İsrailli bebek ve 56
yaşındaki İsrailli kadına, böbrekleri 5 yaşındaki bir İsrailli çocuğa,
akciğerleri ise 5 ve 4 yaşındaki iki kıza nakledildi. Baba İsmail Hatib,
"Oğlum için dua ederken, İsrailli aileleri gördüm. Düşmanlarımızdı ama
çocukları hastaydı. O an organlarını bağışlamaya karar verdim. Onu
kaybettik, ama birçok kişi kurtuldu" dedi.
'BU ACI ARTIK SON BULSUN'
Filistinli ailenin verdiği bu karar, İsrail Hükümeti'ni de sarstı.
Başbakan Yardımcısı Ehud Olmert, "Ailenin davranışı büyük saygıyı hak
ediyor. Ben de hükümetim adına babasından özür diledim" dedi. Ahmet'in
acılı annesi Ablah Saleh Hatib ise, "İsrailli annelerden, çocuklarını bizi
öldürmek için göndermemelerini istiyoruz. Artık bu acıların sonu gelsin"
diyerek, gözyaşlarına boğuldu. Ramazan Öztürk'ün hazırlayıp sunduğu,
Kırılma Noktası programı bu gece TRT 1 ekranlarında.
‘Sessiz Tanık’ın katili yakalandı
Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin'in en yakın adamlarından biri olan
Taha Yasin Ramazan'dan sonra zehirli gaz saldırılarının mimarı olduğu için
‘‘Kimyasal Ali’’ lakabı verilen kuzeni Ali Hasan El Mecid yakalandı. CNN
televizyonu El Mecid'in Irak'ta Amerikan askerleri tarafından birkaç gün
önce yakalandığını duyurdu.
ABD DOĞRULADI
Florida, Tampa'daki ABD Merkez Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada El
Mecid'in koalisyon güçlerinin elinde gözaltında bulunduğu doğrulandı. El
Mecid'in ne zaman, nerede yakalandığı ve nerede tutulduğuna ilişkin ise
bilgi verilmedi.
1988'de Halepçe'de binlerce Kürdü kimyasal silahlarla öldüren Ali Hasan El
Mecid, ABD'nin Irak'taki 55 kişilik arananlar listesinde 5'inci sırada
bulunuyordu. .
ÖLDÜ DENMİŞTİ
İngilizler, nisan ayında Güney Irak'ta bombalanan bir evin enkazında
bulunan cesedin Kimyasal Ali'ye ait olduğundan çok emindiler. Bunun
üzerine ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, 7 Nisan'da yaptığı açıklamada
El Mecid'in bu operasyonda öldüğünün sanıldığını bildirmişti. Kimyasal
Ali'nin kaldığı sanılan evin lazer güdümlü bombalarla vurulmasının
fotoğraflarını da göstermişti. Ancak Amerikan Genelkurmay Başkanı General
Richard Myers, haziran başında, ABD'nin sorguladığı Iraklı esirlerden
alınan bilgiler ışığında El Mecid'in hala yaşadığına inandığını
açıklamıştı.
Saddam’a bir adım daha
BBC, ele geçirilen Kimyasal Ali'nin sorgusu sonucunda çok yakında kuzeni
Saddam Hüseyin'in yakalanabileceğini duyurdu.
Onun eseri
Irak-İran savaşının sonuna doğru Saddam, kuzeni Ali Hasan El Mecid'e,
kendisine muhalif olan Kürtlere saldırı emri verdi. Bunun üzerine harekete
geçen El Mecid, İkinci Dünya Savaşı'nda ABD'nin Japonya'ya attığı atom
bombalarının yol açtığı dehşetten sonra en büyük ikinci katliama imza
attı. 16 Mart 1988’de İran sınırındaki Halepçe kasabasına havadan 3 gün
boyunca kimyasal gaz atıldı. El Mecid’in ‘Kimyasal Ali’ olarak anılmasına
yol açan bu saldırıda, çoğunluğu kadın ve çocuk 5 bin kişi yaşamını
yitirdi. Ramazan Öztürk'ün çektiği bu fotoğraf, Halepçe katliamının
simgesi haline gelmişti. Korumaya çalıştığı torunuyla birlikte can veren
dedenin bu fotoğrafına ‘‘Sessiz Tanık’’ adı verilmişti.
Bu fotoğraflar savaşı anlatıyor
Gazeteci Ramazan Öztürk'ün, dünyanın çeşitli bölgelerinde izlediği
savaşlardan çektiği fotoğraflardan oluşan sergisi bugün açılıyor.
Dünyaca ünlü birçok dergide yayınlanan 116 fotoğrafı sergide yer alacak
olan Ramazan Öztürk ‘‘Sergimi, ‘Fotoğraflar, insanlığın evrensel dili ve
saf anlatımıdır' düşüncesinden yola çıkarak hazırladım. Sergimde,
savaşların kirli yüzü, galibinin olmadığı, cephe gerisinde yaşananlar ve
yıllar sonrasına taşınan izleri vurgulanıyor’’ dedi. Uluslararası birçok
ödülün sahibi olan Ramazan Öztürk’ün ‘‘Fotoğraflar Savaşı Anlatıyor’’
isimli sergisinin sponsorluğunu Şişli Belediyesi yapıyor. Serginin açılış
kokteyli, Mecidiköy'deki Profilo Alışveriş Merkezi'nde 19.00-21.00
saatleri arasında yapılacak. Öztürk'ün 1998’deki Halepçe katliamı
sırasında çektiği ‘‘Sessiz Tanık’’ isimli fotoğrafı Amerikan Gazeteciler
Birliği'nin Manşet Haber Fotoğrafı Dalında birincilik ödülünü aldı.
Fotoğrafı, Time ve Newsweek dergileri ile Dünya Basın Fotoğrafçıları
Birliği yılın fotoğrafı seçti.
TÜRKSAV'dan TRT'ye İki Ödül
TRT,"Kırılma Noktası" ve "Karlı Dağlardaki Sır"la ödüle layık görüldü.
Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı'ca verilen "Türk Dünyasına
Hizmet Ödülleri" Ankara'da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. TRT iki
dalda ödüle layık görüldü.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan, törende, Türk
devletleri ve toplumlarını aynı kökten beslenen ulu bir çınarın dallarına
benzetti.
Ankara Devlet Resim Heykel Müzesi'nde düzenlenen törende, 6 ülkeden 12
yazar, şair ve araştırmacıya ödülleri teslim edildi.
TRT de yayınlanan "Kırılma Noktası" adlı haber program ile "Karlı
Dağlardaki Sır" adlı belgesel ödüle layık görüldü.
MUSCAT — A team of popular and highly-rated TV documentary programme,
Breaking Point, led by producer Ramazan Ozturk and his crew were in the
Sultanate last week in preparation of a special coverage of Oman to be
aired on March 3.
TRT.1, main channel of state-run TRT Corporation, TRT.2, and TRT INT (available
via satellite) will telecast this documentary.
The Turkish TV crew with cooperation from the Ministry of Information
visited Muscat, Nizwa and Salalah to reflect cultural and natural beauties
of Oman as well as its economic progress. The documentary will include
interviews with some personalities.
Turkish Ambassador Engin Turker referred to TRT team’s visit as an
extraordinary occasion, which will pave the way to introduce once again
Oman with all its successes and beauties to Turkish viewers and to the
world. The ambassador recalled that a documentary on Oman was also
prepared earlier which went on air last year on a prominent Turkish
Private TV Station ‘Kanal 7’ in three episodes, reflecting the Sultanate’s
cultural riches-socio-economic achievements and natural beauties.
He added that TV is an influential media for promotion and enhancement of
friendly and brotherly relations between people.
Çağdaş Gazeteciler Derneği`nin (ÇGD), 2005`in ``Yılın Başarılı
Gazetecileri`` ödülleri törenle sahiplerini buldu. ÇGD`nin en büyük ödülü
Cumhurbaşkanı Sezer`e verildi.
-ÖDÜLLER-
Rafet Genç Gazetecilik Başarı Ödülü ; Akın Bodur , Cumhuriyet , ``Irak
işgaline İskenderun `dan lojistik destek sağlanması`` haberleriyle. Yazılı
Haber Dalı ; Uğur Ergan , Hürriyet , ``Gizli Anayasaya Aşırı Sağ Rötuşu``
Tolga Şardan , Milliyet , ``Üniversiteliye Büyük Gözaltı`` İlhan Taşçı ,
Cumhuriyet , ``Akaryakıt Kaçakçılığında Özel istihbarat Örgütü`` Fotoğraf
Dalı ; Adem Altan , Radikal, ``Kavgalı Kurultay`` Adem Yavuz Arslan ,
Aksiyon Dergisi , ``Silahla Yaşamak`` Altan Burgucu , Milliyet , ``YÖK
Ezmesi`` Ali Ekeyılmaz , Sabah, ``Çerçeve Krizi`` Karikatür Dalı ; Metin
Üstündağ , Erdil Yaşaroğlu , Penguen Dergisi , ``Tayyipler Alemi ``
Röportaj Dalı ; Volkan Şahin , Birgün, ``Umutlu Bir Sokak Hikayesi`` Sayfa
Düzeni Dalı ; Şakir Nazlım, Anayurt Gazetesi Televizyon Haber Dalı ; Banu
Avar , TRT , ``Sınırlar Arasında `` Mete Çubukçu , NTV , ``Boşaltılmış
Köylere Dönüş Mümkün mü`` Kerem Şenel , Kanal D 32. Gün, ``Linç
Girişimleri-Tayad `lılar `` Ünsal Ünlü -Arif Gorica , NTV ``Çocuk Ölünce
Zaman Durur`` Televizyon Programı Dalı ; Tunca Mollaveisoğlu , Kanal Türk
, ``Yolsuzluk ve Yoksulluk`` Nebil Özgentürk , CNN Türk , ``Bir Yudum
İnsan`` Ramazan Öztürk , TRT , ``Kırılma Noktası `` Televizyon Belgesel
Dalı ; Zafer Akturan, TRT , ``Tarihin Kıyısında-Suriçi `` Kerime Senyücel
, TRT , ``Işık Yenersu Belgeseli`` Radyo Programı Dalı ; Aybeniz Ece
Cinkılıç ve ekibi Esin Yolçınar, Osman Nuri Boyacı , Billur Adalet Önder ,
TRT İstanbul Radyosu , ``Günün Demi`` Tuba Ayberkin-Nedim Atak , TRT
Türkiye `nin Sesi, ``Merhaba Dünya `` Yerel Basın ; Makale; Şahiye Say ,
Samandağ Gazetesi, ``Çevre, İnsanlık ve Ötesi `` Röportaj; Arif Arslan ,
Batman Çağdaş , ``Bizler Amerikalı Kürtleriz`` Haber; Erdoğan Erişen, Ordu
Gerçek, ``Kaçak Tesise Devlet Koruması`` Kent Haber Dalı ; Uğur Becerikli
, Sabah, ``Belediye Meclisi `nde Damızlık Erkek Tartışması`` Müslüm
Karaaslan , Haber Ekspres -İzmir , ``Dikili `de Bire 300 Veren Arsa ``
Dayanışma Ödülü ; Ahmet Şık ve Ahmet Tulgar . Ergan , Şardan ve Taşçı `nın
ödülleri TBMM Başkanvekili Ali Dinçer tarafından verildi. Mete Çubukçu `nun
ödülünü DSP Genel Başkanı Zeki Sezer , Cinkılıç , Yolçınar ve Önder `in
ödüllerini de Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Hilmi
Bengi verdi. AA
 |
 |
TUNA SERİM |
24 Aralık 2006 |
 |
TUNA'NIN GÖZÜYLE
İHTİLALLER geride acılar bırakır, bir de geri kalmışlık. TRT'de hiç
kaçırmadığım Ramazan Öztürk'ün Kırılma Noktası programında bu defa
Şili'deki Pinochet İhtilali ve Allende vardı. Pinochet ölmeden hazırlanmış
programda sefalet, işkence ve askeri rejimin cinayetleri anlatıldı. Geçen
hafta izlediğim Machuca filminin yapımcıları da programda konuştular. Bu
programı kaçırmayın, izleyince dünyaya farklı bakıyorsunuz. Program
boyunca Türkiye'yi ve ihtilalleri düşündüm, ihtilalin haksızlıkları
altında acı çekenleri; benzeri bir program bizde de yapabilecek mi acaba?
 |
 |
Pakize Suda |
10 Mayıs 2003 |
 |
Savaşın belgesi
Koca koca gözler. Simsiyah.
Ama gülmüyor hiçbiri. Aksine korkulu, endişeli, acılı.
Bazılarıysa görmüyor artık. Açık bile olsa...
Neden kopmuş bir bacaktan bile daha çok etkiliyor beni gözler?
Bedenin ve ruhun toplamı olduklarından mı?
Ramazan Öztürk öyle gözler yakalamış, öyle fotoğraflar çekmiş ki...
Hem içiniz acıyor bakamıyorsunuz, hem bakmaktan kendinizi alamıyorsunuz.
İran, Irak, Afganistan, Romanya, Bosna...
Savaşın ezip geçtiği bir sürü yer, bir yığın talihsiz insan, bir dolu an.
Allah'tan savaş rüşvet gibi değil; belgesi oluyor. Gerçi bakıp da ibret
alan olmadı daha ama...
Yalnız son Irak harekátı yok fotoğrafların arasında.
Çünkü Ramazan Öztürk, hani Halepçe katliamının simgesi haline gelen ve ona
ödül kazandıran o ünlü fotoğrafı çeken Ramazan Öztürk, şu sıralarda hiçbir
gazetede çalışmıyor. Usta savaş muhabirini Irak'a göndermek kimsenin
aklına gelmemiş.
E, normaldir.
‘‘Değerli adam'' bolluğu (!) olan bir ülkede Ramazan Öztürk'ü bir kenara
atma lüksümüz vardır elbet.
Denizde kum bizde Ramazan Öztürk nasıl olsa. |
|